Anasayfa arrow Kanunlar arrow PÜF NOKTALARI ve İÇTİHATLAR
PÜF NOKTALARI ve İÇTİHATLAR Yazdır E-posta
Cumartesi, 29 Mart 2008
Yazı Index
PÜF NOKTALARI ve İÇTİHATLAR
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Aşağıdaki içtihatlar  Sayın Av.Hatun Olguner'in özel arşivinden alınmıştır. Yılların emeğine ve paylaşımcı yüreğine teşekkür ederiz.)

BÖLÜM I...... HUKUK ALANI İLE İLGİLİ BAZI İÇTİHATLAR :
1- Nüfus kaydının bulunmaması velayetin ve tedbir nafakasının düzenlenmesine engel değildir. Tarafların müşterek beyanı ile varlığı belli olan bir çocuğun sırf nüfus kaydının bulunmaması hukuki düzenlemelere engel değildir.
2- Nüfusa kayıtlı olmayan kişilere ilişkin tanık delili ile veraset ilamı tanzim edilebileceğine ilişkin HGK kararı mevcuttur.
3- Yargıtay görüş ve uygulamaları ;Türkiye"nin de taraf olduğu Avrupa Çocuk Hakları Sözleşmesine göre,kendisini ilgilendiren her konuda ve velayet konusunda çocuğun görüşüne başvurulması ve reyinin alınması gerektiği yönündedir.
4- Kardeşlerin birbirinden ayrılmaması,alıştıkları çevreden ayrılmamaları velayetin tayininde nazara alınacak esaslardandır.
5- Süresinde açılmayan karşılık davanın reddine değil,ayrılmasına karar verilmesi gerektiğine dair içtihatlar son zamanlarda verilmiştir.
6- Velayeti kendisinde olmayan çocuğunu kaçıran anne veya babanın çocuğun menfaatlerini düşünmediği,bu nedenle şahsi ilişki hakkının kaldırılabileceğine dair ;
7- Şahsi ilişki hakkının kullanılmasına mani olmanın velayet hakkının değiştirilmesine neden olacağına dair ;
8- İpotek alacaklısının resmi senetle düzenlenmiş ipoteğe dayalı ipotek hakkını BK alacağın temliki hükümlerine göre adi yazılı belge ile başkalarına devredebileceğine ve borçlunun muvafakatinin gerekmediğine dair
9- Yeni TCK kapsamında ilk kez düzenlenen ; aile düzenine karşı suçlar başlığı altında yeralan M. 233/2 ile,hamile eşini çaresiz durumda terketmek suçunun ve m. 234 ile velayeti kendisinde olmayan çocuğunu kaçırma suçunun yer aldığı ve bu suçtan dolayı verilecek cezanın ertelenemeyeceği,paraya çevrilemeyeceğine dair
10- Eşlerden biri için ahlaki görev teşkil eden hususların diğer eş için de ahlaki görev sayılacağı ve bu kapsamda eşin ailesine,özellikle anne,baba ve kardeşlerine saygısızlık yapmanın kusur ve boşanma sebebi teşkil edeceği;
11- İradi olmayan sebeplerle yaptığı hareketlerden dolayı eşin kusurlu sayılamayacağı,hareketlerin iradi olup olmadığı yönünde uzman görüşüne başvurulması gerekeceği;
12-Tenfiz davalarının basit yargılama usulüne tabi olduğu ve bu nedenle adli aravermede bakılabileceği;
13- Borcu ödeyen kefilin alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklı bankanın haklarına halef olarak icra takibine devam edebileceği,icra takibinden önce borcu ödemişse takip hakkını temliken bankadan alabileceği,vasıta rehin hakları için de aynı prosedürün geçerli olduğu;
14- Menkul rehninin,menkulün rehin hakkı sahibine teslim edilmemiş olması halinde rehin hakkının geçerli olmayacağı ve doğmayacağı,ancak rehin hakkı sahibinin yediemin olarak rehin borçlusuna menkulü teslim etmiş olması halinde rehin hakkının geçerlilik kazanabileceği;
15- İİK daki icra inkar tazminatına istirdat davaları nedeniyle hükmedilemeyeceği;
16- Kanunen resmi şekil ve yazılı şekle tabi tutulmuş akitlerin,şekle uygun yapılmamış olmakla beraber her iki tarafın edimini yerine getirmiş olması halinde şekil eksikliğine rağmen geçerlilik kazanmış olacakları; ( Özellikle tapulu taşınmazların haricen satışı durumlarında satıcı parasını almış,alıcı da gayrımenkulü teslim almış ve uzun süredir kullanagelmekte ise,şekil eksikliğini ileri sürmenin artık hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceğine dair içtihat adilanedir,kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde de aynı görüş ve uygulama ile haklı ve adil sonuçlara ulaşan çok sayıda içtihat mevcuttur)

- Resmi Şekilde Yapılmadığı halde,taraflar arasında filen kurulmuş ve yaşanmış olan evlatlık ilişkisinin varlığına ve biçim eksikliğine rağmen geçerli bulunacağına;
- Babalık davasına ilişkin hak düşürücü sürenin davalının hileli davranışları nedeniyle kaçırılmış olduğu iddiasının dinlenmesi ve kanıtlanması halinde davanın bu nedenle süresinde açılmış sayılacağına,süreden dolayı reddedilemeyeceğine dair (HGK)
- Su,elektrik,doğal gaz gibi tek eldenh yürütülen hizmetlere ilişkin iltihaki sözleşmelerin,hizmet veren kurumlar tarafından haksız sebeplerle vatandaşla kurulmaması,abonelik isteğinin haksız sebeple reddi,sürüncemede bırakılması halinde asliye hukuk mahkemelerine " sözleşmenin mahkemece kurulması " hususunda dava açılabileceği ;
- Kiranın devri halinde,kiraya verenin amt kiracıya karşı dava açamayacağı,kendi sözleşmesinin tarafı olan üst kiracıya tahliye davası açabileceği( mecurda alt kiracının oturması halinde alt kiracıya değil,kirayı devreden kendi kiracısına);
- Tenkis davası ile muvazaa davasının şartlarının aynı olayda birleşmesi halinde,tenkis davasının sürelere tabi olmasına rağmen ,yalnızca muvazaa nedeniyle murisin işleminin iptalinin süreye tabi olmadan(muvazaa davaları süreye tabu değildir)her zaman istenebileceği ;(tenkis davasına ilişkin sürelerin kaçırılması halinde muvazaa nedeniyle her zaman murisin işleminin iptalini istemek mümkün olmakla,aynı zamanda davaya konu malın tamamı terekeye dönebilmektedir.)
- Satın alınan vasıtanın çalıntı çıkması hukuki ayıp olup satın alanın bu hukuki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshini isteyebileceği,ancak vasıta bedeli olarak ödediği paranın
iadesini,ancak bir önceki kendi satıcısına kendi bedel iade borcunu yerine getirdiği zaman isteyebileceği,diğer bir anlatımla kendisine karşı fesih hakkı kullanan alıcıya bedeli iade ettiğinde,kendi satıcına rüce ederek,bu nedenle kendisinin zararını teşkil eden,iade ettiği bedeli aynen isteyebileceği( Hırsızlık mahsülü aracın birden çok el değiştirmiş olması halinde,her alıcı kendi satıcısına fesih ihbarında bulunup parasını geri alacak,rızaen veya dava yolu ile bedeli ödemeyen satıcı,
kendi satıcısından bedelin iadesini isteyemeyecek)
- Karayolları Trafik Kanununa göre, objektif sorumluluk sahibi olan araç maliki,aynı zamanda aracın işleteni değilse zarardan sorumlu tutulamayacağı,aracı kendi nam ve hesabına işleten,fayda ve zararı kendisine ait olmak üzere kullanan uzun süreli kiralama,ariyet gibi sebeplerle araca fiilen hakim olan işletenin sorumlu tutulacağı,ancak bu durumda trafik kayıtları esas alınarak dava açan davacı aleyhine,işletenin araç malikinden başkası olup olmadığını araştırma görevi yüklenemeyeceğinden ve dava açarken kayıtlara dayanmış olması normal olduğundan araç maliki lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ;
yönünde Yargıtay görüş ve uygulamaları,içtihatları mevcuttur.
- Sigortalılığın kamusal bir hak ve görev olduğu,hizmet tesbit davası açan davacının davasını takip etmemesi,feragat etmesi halinde re"sen yargılamaya devamla delillerin resen toplanması ve elde edilecek sonuca göre davanın karara bağlanması gerektiği yönünde de içtihatlar vardır.

--Sağlığınca bakma sözleşmesinin varlık kazanabilmesi ,miras sözleşmesinin biçiminde(resmi şekilde) yapılmasına bağlıdır. Burada biçim geçerlilik koşuludur. Ne var ki edimin yerine getirilmesine karşın biçim eksikliğini ileri sürmek MK m 2 ile çelişir.
Davacılar yanlar arasında kurulan sözleşme ilişkisi uyarınca üçüncü kişiyi sağlığınca bakıp gözetmiş ve böylece edimlerini yerine getirmiş iseler,artık somut olayda biçim eksikliği tartışma konusu yapılamaz. MK m 2 buna engeldir. Üstelik MK m 2 bu olasılıkta biçim eksikliğini giderir. (13.HD 10.11.1980 T 5020-5684)

Aynı doğrultuda,kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile ilgili karar : (14.HD 7.5.1985 T 8820 E 3269 K ve
15.HD 6.11.1980T 2148 E 2279 K)

Evlatlık Sözleşmesi ile İlgili :

" ... genel kural böyle olmakla birlikte şekil eksikliği veya bozukluğu nedeniyle sözleşmenin iptali isteminde bulunmak hakkında Medeni kanunun 2. maddesinin :
... herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada hüsnüniyet kaidelerine riayetle mükelleftir.. hükmü uyarınca dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak bir biçimde kullanılmaması zorunludur. Olayda evlatlık sözleşmesi resmi şekilde yapılmamış ise de taraflar evlat edinenin ölümüne kadar sözleşmenin gereklerini (adi yazılı sözleşme) geçerli olduğu düşüncesi ile yerine getirmişler ve davacılar ancak evlat edinenin ölümünden sonra sözleşmenin sözleşmenin iptali için mahkemeye müracaat etmişlerdir. Davacıların bu davranışı hakkın kötüye kullanılması olup yasal bakımdan korunmaya değer görülemez. " (HGK 2.10.1970 1971/2-180-1043)
--- Veraset- Nüfusa Kayıtlı Olmayan Kişi İçin Veraset Belgesi İstenebileceği ve Tanık Dahil Her Tür Delille İspatın Mümkün Bulunduğu ( Y HGK 3.2.1999 E 1999/2-58-53)

-- İpotekle güvenceye bağlı bir alacak adi yazılı belge ile temlik edilebilir:

İpotekle inancaya bağlanmış bir alacağın temliki için tapuda işlem yapılması zorunlu değildir. Bir tasarrufi işlem olan temlik,BK m 162 ve Medeni Yasa 806 hükmünce yazılı adi belgeyle yapılabilir.(4.HD 22.4.1971 12962-3837
-- İCRA DOSYASINA İBRAZ EDİLMİŞ VEKALETİN MERCİ DOSYASINA İBRAZININ ZORUNLU OLMADIĞI :

iCRA DOSYASINDA VEKALETNAME BULUNMASI HALİNDE MERCİİ DOSYASINA İBRAZ ZORUNLU DEĞİLDİR. ( HGK 1997/12-637-807)

-- Adli Tıp Kurumu en son merci değildir. (HGK 23.1.1968,
E 73- K : 7)
-- Adli Tıp Fizik Şubesinin Raporu imza incelemesinde Son Merci Değildir : 11. HD 31.10.1978 978/4159-4845)
--Sağlıklı Bir Sonuca Varılmak İçin Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyelerinden Rapor Alınmalıdır. (Yazı ve İmza İncelemeleri Hususunda) : 11.HD 9.12.1976. 6984-5291

-- Çeklerde Lehtarın Tüzel Kişiliğinin Bulunmaması Halinde
Çek Hamiline Yazılmış Sayılır : 12.HD 30.1.2001 334-1395

-- Ceza Yargılamasının gereğinin hiçbir duraksamaya yer bırakmadan maddi gerçeğin ortaya çıkmak olmasını sağlamak olması,Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Şubesinin sahtecilik konusunda rapor düzenlemekte son mercii olmaması... karşısında çelişkiyi ve doğan duraksamayı gidermek üzere,
her türlü teknik aygıttan yararlanacak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak ... ayrıntılı rapor alınması gerekirken eksik soruşturma nedeniyle hükmün bozulmasına ... 6. CD 20.10.2000 6184-7183

--- Satın aldığı aracın hırsızlık mahsülü olduğunun anlaşılması halinde alıcının hukuki ayıp nedeniyle akdin feshi ve ödediği paranın iadesi( kendi alıcısına semeni iade etmiş olmak koşulu ile bu kez kendi satıcısından iadeyi talep edebileceği : 11.HD 8.5.1984 1949-2702; verdiği senetlere borçlu bulunmadığı konusunda menfi tesbit davası açabileceğine dair:11.HD 18.6.1982 2779-2945

-- Noterlikçe re"sen düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan şahsi hakkın,satış vaadinde bulunanın rızası aranmaksızın üçüncü kişiye yazılı biçimde temliki geçerlidir. Temellük eden kişi satış vaadinde bulunana karşı ferağa icbar davası açabilir :
14. HD 141 E 859 K 16.2.1982 T.

-- İTM de incelenen bir konunun dava konusu edilmesi derdestlik itirazı ile karşılaşamaz.
11 HD 20.4.1993, 764-2695

--Görevsiz mahkemede açılan davanın görevsizlik kararı kesinleşmeden görevli mahkemede açılması mümkündür. Derdestlik iddiasında bulunullamaz. 13.HD 1993 9059-8632

--İcra Tetkik Mercii Kararları kesin hüküm teşkil etmez,genel mahkemeleri bağlamaz : 15 HD 1991 2654-5848

-- Karşılık Dava süresinde açılmamışsa davanın reddine değilayrılmasına karar verilmelidir.
2 HD 21.10.2003 11046-14024

-- Davalı banka TTK m 711/son maddesi uyarınca aldığı ödemeden men talimatı karşısında çek bedelini bloke etmiş olsa bile ödeme mükellefiyeti altında olmadığından,aksine davranışı kendisini keşideciye karşı sorumlu kılacağından hamilin çek bedelini tahsil istemiyle bankaya karşı açtığı davanın dinlenmesi mümkün değildir.
11. HD 8.2.2001 T 2001/185-955

-- Davadan feragatin karşı tarafın hilesi ile gerçekleştiğinden bahisle , feragatin iptalini/feshini ve davaya devam edilmesini bir başka dava ile talep etmek imkanı vardır. 14. HD 2002/9403-2003/143 20.1.2003
Aynı konuda : HGK 8.11.1995 2-660-947


BÖLÜM II........................
Uygulamada çok sık karşılaşılan,tekelden verilen kamusal hizmetlerle ilgili abonelik sözleşmelerinin,haksız nedenlerle vatandaşla yapılmaması durumunda,hukuki çözüm ve kavramlarla ilgili örnekler :

" kişilerin belirlenen koşullara uymak ve bir karşılık ödemek yoluyla hizmetten yararlanmayı sağlayan ve iltihaki akit olarak nitelenen sözleşme,özel hukuk kurallarına bağlıdır.Kişinin ödemesi gereken ücretle ilgili davalarda genel mahkemeler görevlidir."
İBK 5.4.1944 4-12
----------------------------------------------------------
"...Teşebbüsün yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti gereğince icap.genel ve devamlı bir nitelik taşır.Herkes,her zaman böyle bir icabı kabul edebilir.
... Davalı idare gerçekten kamu hizmeti görmektedir.Bu hizmet,davaya konu olan işte,beldeye su sağlamadır. Ancak idare,hizmetten yararlanma hakkını taşıyan bütün kişilere olanaklar elverdiğince ve eşitlikle işlem yapmak zorundadır.Bedel karşılığında ve belirli şartlar altında yararlanılan bu hizmetlerin idari vasfı olmayıp akdi niteliği vardır. İltihaki sözleşmeler(katılınabilen sözleşmeler),bir kamu hizmeti ifa edip hukuken ve fiilen tekel durumu arzeden (nakliye müesseseleri ,elektrik,su,havagazı, gibi)teşebbüslere ait formüle edilmiş sözleşmeleri ifade eder.Teşebbüs,icabı kabul eden kişi ile eğer o kişi gerekli şartları haiz ise sözleşme yapmaktan kaçınamaz. Ve hele tekel durumunun kötüye kullanılması niteliğinde şartlar ileri süremez.
... O halde idarenin kanuni bir sakınca ve hukuki engel yoksa bu sözleşmeleri yapmak ve hizmeti ferde ulaştırma ödevi vardır. GEREK BU SÖZLEŞMENİN KURULMASI VE GEREKSE KURULMUŞ OLAN SÖZLEŞMELERDEN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLAR ÖZEL HUKUK HÜKÜMLERİNE TABİDİR,GENEL MAHKEMELERDE ÇÖZÜMLENİR.
.. hernekadar,dava dilekçesinde bu binaya iskan ruhsatının verilmiş sayılması konusunda da hüküm kurulması talep edilmişse de ,bu konuda idarece 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde yasa gereği iskan verilmiş sayılacağından anılan konuda hüküm kurulmasına gerek yoktur. O halde idare mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi yasaya aykırıdır. (4 HD 31.3.1987 2137-2410
----------------------------------------------------------
"... Buraya kadar açıklananlardan çıkan sonuç şudur : Gerek bu tür sözleşmelerin kurulması,gerekse kurulmuş olan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların özel hukuk hükümlerince genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir..."
4 HD 17.6.1982 5688-6311
----------------------------------------------------------

"...İltihaki sözleşmeler bir kamu hizmeti ifa edip hukuken ya da eylemli olarak tekel durumu arzeden ve halkın bağlanması gereken teşebbüslere ait formüle edilmiş sözleşmeleri ifade eder. Teşebbüs sözleşme yapmaktan kaçınamaz ve hele tekel durumunun kötüniyetle istismarı niteliğinde koşullar ileri süremez.
4. HD 28.3.1980 1671-3675
--------------------------------------------------------
Aynı doğrultuda , Y HGK 13.5.1977 1976/4- E 1977-K 481
-----------
elektrik bağlanması talebine ilişkin :
11. HD 4.4.l983 1360-1645
------------
KAMU İDARESİ YA DA MAHALLİ İDARELER VEYA KAMU KURUMLARINCA VERİLEN HİZMETLER :
(PTT,İETT;EGO,SU,ELEKTRİK,DEMİRYOLLARI,TELEFON,GAZ ,V.B)


 
< Önceki